YOZLAŞAN KÜLTÜR ÜZERİNE İNCE BİR SIZI

0
52

YOZLAŞAN KÜLTÜR ÜZERİNE İNCE BİR SIZI

Sevgili okurlar. Bu yazımda ; Yozlaşan kültür üzerine içimdeki sızıyı sizlerle paylaşmak istedim. Türk dil kurumu Türkçe sözlük’ün de KÜLTÜR; Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi yaratmada; sonraki nesillere iletilmede kullanılan insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin gücünü gösteren, araçların bütünü, Herkesin olarak tanımlanmıştır.

DİL; Bir milletin CAN damarıdır. İnsanları birbirine bağlayan çok önemli bir unsurdur. Günümüzde Türkçe konuşmanın, düşünmenin, Türkçe yazmanın ve Türkçe’ ye sahip çıkmanın önemi ne yazık ki azalmıştır… Televizyondaki bazı diziler TV sunucularının yeterli Türkçe bilgilerinin noksanlığını vs. dizilerdeki argoya kaçış, konuşma biçimleri topyekün Türkçenin yozlaşmasını birlikte tetikleyen argümanlardır. Ayrıca Lider konumundaki kişilerin de bazen heyecan ve gösteriş merakı ile Türkçeye zarar verdiklerini söyleyebiliriz.

Gelenek görenekler de bir milletin çok önemli dayanak noktalarıdır. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi, bizim önemli gelenek göreneklerimizdir. Bu konuda önemli bir yozlaşmanın olduğunu söylemek, hiçte yanlış değildir. Toplu taşıma araçlarında; Kadınlara, yaşlılara yer verilmiyor. Karnı burnun da bir kadının ortada (sahanlıkta kalması artık kimseyi ilgilendirmez olmuştur.)

Evde büyükler yemeğe başlamadan yemeğe başlanmaz, büyükler konuşurken küçükler susar, büyüklerin sözü kesilmez vs. kurallarda bir bir yok olmakta. Düğün derneklerde komşularla birlikte hareket etmek, yardımcı olmak köylerde bazı işlerin IMECE denilen birlikte yapılması, yardımlaşma konusu da yok oldu. Bu günün gençliği IMECE nedir onu bile bilmiyor.

Bu aslında hukuku bir terim olarak KÖY kanununda yerini almıştır. Köyün toplumsal işleri birlikte yapılır, yaptırılırdı. Daha sonra bu güzel düzen toplumun her kesimine girerek, birlikte çalışma ve yardımlaşmayı doğurmuştu. Düğünde dernekte, işte güçte yardımlaşma. Buda yozlaşan kültürde yok oldu. Çocukların sokakta oynadığı oyunların sayısının azalması, niteliğinin değişmesi, artık çocuk ev içinde cansız oyuncaklar oynamaya hapsedilmiştir.

Yalnızlaştırılan, yabanileşen çocuklar, bilgisayarın hükmü altındadır artık. Komşu gezileri unutuldu, komşuluk ilişkileri azaldı, Beyaz camın tutuklusu olduk milletçe. Bayram gezmeleri yok artık. Çocukların para toplamaları, şeker biriktirmeleri giderek unutuluyor.

Bayramlarda, Cuma günleri, baba oğlunu erkenden uyandırır elinden tutar camiye götürürürdü. Bunun koşulu çocuk en az ilkokulun dördüncü beşinci sınıfında olması gerekirdi. Cami nedir, cemaat nedir, namazın kutsiyetini idrak edecek durumda olması gereği vardı. Şimdiki gibi gösteriş olsun diye, üç dört yaşındaki çocuk camiye getirilmezdi. Oyun yaşındaki küçük çocuğu; yani derler ya “anasının avutamadığını camiye getirip, cemaatin namazı da fasit olmazdı. (Aile ona önceden o eğitimi evde vererek camiyi, cemaatı anlatmalı)

 

 

Bu yapılmadan camiye getirilen çocuk şekilcilikten öteye anlam kazanmaz. Cami sevgisi de aşılanamaz.

Günümüz de mektup ta tarihe karıştı. Tüm doğallığımız ve içtenliğimizle yazdığımız mektupların yerini, cansız makine telefonla çektiğimiz, yapay kuru mesajlar aldı. Bozuk bir cümle ile yazılmış, noksan cümlelerle yazılmış mesajların soğukluğuna bıraktı yerini. Tüm sevgiler, kasetlerle ifade edilir oldu. Müzikte değişti. O güzelim Türk müziğinin utangaç, edepli, saygılı müziğin yerini, arabesk denen müzik aldı. Hişt, hişt yakalarsam ha…! vs.ireli utanmazlıklarla, hep hüznümüzü dile getirici, ölümü çağrıştıran müzik sözleri yerini aldı…

Sevgili okurlarım… Daha binlerce sızı oluşturan olaylar sıralayabiliriz Kültür yozlaşması adına… Popüler kültür bağlamında…!  Ancak buna imkan yok. Belli ki, buda bir dönem… Türk halkı böyle bir dönemi sosyolojinin yasaları gereği yaşayacaktır. Ancak; Bundan kurtuluşun tek çaresi; yukarıda da belirttiğim gibi, Türk diline sahip çıkmak, Türk kültürünün yozlaşmasına izin vermemektir. Bu da önce aileden başlar.  Ne acıdır ki Türk eğitiminin böyle bir sorunu yoktur. Çünkü eğitim; olduğundan çok politize olmuştur, her şeyi ile politikleşmiştir. Allah hayırlısını versin demekten başka ne söylenebilir ki…!

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin