YILDIRIM: SİĞİLLERİN SEBEBİ OLAN HPV VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİYOR

0
10469

 

 

YILDIRIM: SİĞİLLERİN SEBEBİ OLAN HPV VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİYOR

Herbalist Adnan Yıldırım ,”Siğillerin sebebi olan HPV virüsüne karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.

Siğil derinin üst tabakasına veya mukozaya yerleşen İnsan papilloma virüsü /HPV olarak bilinen bir virüse ait bir enfeksiyon olduğunu söyleyen Herbalist Adnan Yıldırım, “Siğillerin şekli bulunduğu bölgeye veya tipine göre değişmekle beraber, genellikle deriyle aynı renkte, kabarık, nasırımsı sert görünümdedirler.Hemen herkeste siğil çıkabilir ama bazı kişilerin siğile neden olan HPV virüsünü kapmaya daha yatkın olduğu düşünülür. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, tırnaklarını yiyenler, tırnak etlerini koparanlar ve bağışıklık sistemi (vücudun savunma mekanizması) zayıf olan kişilerde siğil oluşması riski daha yüksektir.Siğiller direk kişiden kişiye temasla bile bulaşabilir. Siğiller bulaştıktan sonra hemen meydana çıkmazlar. Kuluçka dönemi günlerce hatta aylarca sürebilir.Yaygın, ayak tabanı, ipliksi ve düz siğillerin kişiden kişiye bulaşma ihtimali çok düşük olmakla birlikte genital siğiller bulaşıcıdır. Bazı siğiller tedavisiz kaybolmakla beraber bir çoğu krem ve benzeri şeylerle tedavi edilememektedir. “diye konuştu.

 Herbalist Adnan Yıldırım, Siğillerden kurtulma yöntemleri hakkında gazetemize bilgiler aktardı.

Yaygın Siğiller :Ellerde, parmaklarda ve tırnak çevresinde görülen bu tip siğiller çok yaygındır.çocuklarda sık görülür.
Ayak Tabanı Siğilleri : Diğer siğillerden farklı olarak deri içine gömülü görünümdedirler ve ağrı yapabilirler.
Düz Siğiller : Küçük,yumuşak ve üzerleri düz siğillerdir.Vücudun her yerinde olabilir genellikle diz boyun ve bilektedirler.
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.
GenitalSiğiller : Yetişkinlerde daha sık görülür.Farklı büyüklük ve sayıda olabilir. Genital organların dışında ve bayanlarda vajna, rahim ağzı gibi iç kısımlarda da olabilir.Çok eşli ve güvenlik önlemi olmadan cinsel temasta bulunanlarda rastlanır. Bu tip, özellikle bayanlarda rahim ağzını uzun süre tedavi edilmeksizin tutarsa kansere kadar giden değişikliklere neden olabilir.
Bulaşma: Siğiller direk kişiden kişiye temasla bulaşır.Siğiller bulaştıktan sonra hemen meydana çıkmazlar.Kuluçka dönemi günlerce hatta aylarca sürebilir.El, ayak tabanı ve düz siğillerin bulaşma riskleri düşüktür.Ancak genital siğillerin bulaşma ihtimali cinsel temas olduğu için çok yüksektir. El sıkmakla düz siğillerden virüs bulaşması zordur.Siğiller genellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Yaygın, ayak tabanı, ipliksi ve düz siğillerin kişiden kişiye bulaşma ihtimali çok düşük olmakla birliktegenital siğiller bulaşıcıdır. Bazı siğiller tedavisiz kaybolmakla beraber bir çoğu krem ve benzeri şeylerle tedavi edilememektedir. Bu yazımızda sizler A dan Z ye kuşatıcı bir tedavi programı ve Bazı evrensel uygulama yöntemleri hakkında bilgi vereceğiz.
Çeşitli tedavi yöntemleri:Bu güne kadar yapılan araştırmalar göstermiştirki siğillerin yarısı  yıl içersinde kendiliğinden kaybolmaktadır. Geçmeyenler içinse salisik asitten hazırlanmış çeşitli losyonlar eczanelerde ve aktarlarda satılmaktadır. Potansiyel diğer tedavi yöntemleri :sıvı azotla dokuyu yok etme veya siğili dordurma, elektrocerrahi yöntemi yani lazerle siğili yakma ve kesme, siğil içerisine enjekte edilen antikanser ilacı olan bleomisin, vücudun siğile karşı bağışıklık reaksiyonunu artırmak için interferon vs.
İlaç tedavileri:Yaygın, düz, ipliksi, ve ayaktabanı siğilleri genelde reçete edilmeyen salisik asit losyonları ile tedavi edilir.Genital siğiller için bir sağlık kuruluşuna muhakkak başvurmanızı tavsiye ederiz. HPV ye karşı koruma amaçlı üretilen ve %100 sonuç alınan bir aşı şuanda mevcuttur.
Tamamlayıcı bütüncül ve alternatif tedaviler
Evvela siğillerin sebebi olan HPV virüsüne karşı bağışıklık sistemimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda size tavsiye edeceğimiz yöntemler bazı uluslararası üniversitelerin tıp fakültelerinde alternatif olarak uygulanan tedavi yöntemleridir. Zaten kaynaklarımızıda yazımızın en altında açıkça ifade etmekteyiz. Mutahassıs bir doktorlar görüşüp beslenme konusunda fikirlerini alabilirsiniz Lakin burada kalın çizgilerle ayırdığımız nokta dünyadaki alternatif tedavi yöntemlerinden bi haber doktor arkadaşlarla bu mevzuları tartışmamak.
Beslenme takviyeleri
Her sebzeyi ve meyveyi turfandasında tüketin kışın yaz sebzelerinin yazın kış sebzelerinin tazesini tüketmeyin. Kurutulmuş rafine edilmemiş gıdalara lafımız yok ama derin dondurucu ve konserve gıdalar ilk tercihimiz olmamalı. Yüce yaradanın mevsimine göre vücudumuzun ihtiyacı olan yeryüsü sofrasındaki şifalı nimetlerinden her daim zamanında yararlanın.Anti oksidan bakımından zengin gıdaları tüketmeye özen gösterin. Rafine edilmiş beyaz ekmek şeker glikoz makarna gibi gıdalardan kaçının. Zeytinyağı veya hindistan cevizi yağları gibi sağlıklı pişirme yağları kullanınKurabiye, kek, kraker, patates kızartması, soğan halkaları, burgerler, börekler, işlenmiş gıdalar margarin gibi gıdaları azaltın. Kafein ve alkolden uzak durun. Mümkünse haftada 5 gün egzersiz yapın.Aşağıdaki takviyeler ile beslenme eksiklerinizi kapatabilirsiniz                                                                                            A-B-C-D-E vitaminlerini içeren B vitamin kompleksi olan polen günde 1 tatlı kaşığı tüketin isterseniz multivitamin kapsülü desteğinide alabilirsiniz ama doğalı varken ne gerek var sentetiğine.Magnezyum kalsim selenyum çinko gibi minarelleri bir arada barındıran keçiboynozu tozu veya özü günde 1 çorba kaşığıOmega 3 balık yağı yağ asitleri günlük 2000 veya 3000 mg yetişkinler için. 12 yaş altı içinse günlük 500-1000 mg. Eğer kan inceltici bir ilaç coraspirincumadinwolfarin gibi alıyorsanız kullanmadan önce doktorunuzla konuşun. Probiyotik ek tavsiyem manda yoğurdu. Bulmak belki zor. Greyfurt çekirdeği ekstresi: 200 mg kapsül veya 10 damla sıvı ekstre. veya greyfurt suyu günlük yarım su bardağı.Şifa veren bitkiler
Genelde yan etkisi olmayan şifalı bitkiler çok istisnai durumlarda ilaçlarla etkileşime girebilir ve yan etkinin gözlenebildiğini söyleyen Herbalist Adnan Yıldırım,  Marrylan üniversitesi ile yaptığı çalışmalarının neticesinde kuru bitkiler şeklinde sıvı extratlar olarak ve ya exstre kapsül olarak tüketilmesi konusunda tavsiyelerde bulundu.
Yeşilçay: Elma ağacının bile onlarca türü varken insanlar yeşilçayı sadece bir tür zanndiyorlar özellikle en kaliteliler çinin wuhanji eyaletinde üretiliyor memlekette ise siyah çayın yeşili olarak satılan yeşilçay ciddi oranda antioksidandır. Günlük 3 fincan veya 500mg extresini tavsiye ederiz
Kedi pençesi (catsclaw):Antibakteriyelantifungal ve antiviral özellikleri gözlenen kedipençesi günlük 25 mg çarpı 3 şeklinde kullanılması tavsiye olunur. lösemi hastaları hariç herkes kullanabilir ve bazı ilaçlarla etkileşime girebilir.
Reişhi mantarı: Günlük dozaj 200-300 mg çarpı 2. çok iyi bir antiviraldir.
Propolis: özellikle sıvısı günde 10 damla şeklinde kullanılabilir çok değerli bir antibiyotikdir. ve hiç bir yan etkisi yoktur.Topikal uygulamalar
Topikal olarak yapılacak uygulamalar 10-15 gün süre ile siğil üzerine uygulandığını belirten Herbalist Adnan Yıldırım ,”Özellikle bizim burada tarifini yayınlayacağımız siğil damlası %90 a varan çözüm üretiyor. Gerekli malzemeler: Yeşilçay 20 gr, muz kabuğu 20 gr, orman gülü 4 adet, karanfil 10 gr, biberiye 20 gr, DHA ve EPA 200 mg, E vitamini 15 mlg, Salisik asit 10 mg. Yukarıda yazan bitkiler bir kavanozun içerisine konarak üzerine 100 ml alkol ilave edilip 15 gün bekletilir ve özellikle kavanozun kapağı sıkı sıkıya kapatılıp her 4-5 saatte bir ters çevirilir. 15 gün sonunda bitkiler süzülür ve elde edilen tentüre 200 mg DHA ve EPA katılır 15 mg E vitamini eklenir 10m mg salisik asitte karıştırılarak iyice çalkalanır ve bir pamuk yardımı ile siğilin üzerine konur.Siğil kökünden kopar lakin pamuğun değdiği bölgede hafif bir kızarıklık ve deride tahriş meydana gelebilir aynı sefa kremi kullanmanızı tavsiye ederiz” diye konuştu.

Kaynak – Haber : Berkan Mahmut KAYACAN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin