YAŞAM AĞACI

0
44

YAŞAM AĞACI

   Değerli Okurlarım… Anneler günü bitmeden evli, birbirini seven, fakat anlaşamayan eşler için, genç bir kadının ağzından bir öykü sunalım istedim.

Kadın anlatıyor: “Evliliğimizin ilk yıllarında, eşimle geçinemiyorduk. Ama birbirimizi çok sevdiğimiz için de yirmi yıldır bir türlü ayrılamıyorduk. Sonunda şöyle bir karar verdik. Yakınımızdaki parka bir ağaç dikecektik. Ağaç kurursa ayrılacak, kuramazsa birbirimize karşı daha iyi davranarak evliliğimizi sürdürecektik. Genç kadını dinleyen arkadaşı sordu: Ağaç kurumadı mı ? kadın cevapladı. İkimizde gizlice su taşırken işler kendiliğinden düzeldi diye öyküyü tamamladı.”

Değerli Okurlarım bizimde acizane bir önerimiz olacaktır. Bu aile gibi, sorunlar yaşayanlar varsa; elbette onların da bir çıkış yolu bulacağı, Ortak bir anlaşma noktası olacaktır. Bu da; birbirimize karşı sevgi ve saygıdır. Bu ortak payda tıpkı yaşam ağacı gibi sık sık tazelenir, büyütülürse; mutlaka evlilik kurumu kurtarılır, sürdürülür. Çünkü sevginin başaramayacağı hiçbir sorun yoktur bu dünyada.

Günümüzde boşanmaların çoğaldığı, kadın cinayetlerinin artığı bu ortamda, bir kez değil bin kez daha düşünme gereği vardır. Temennimiz odur ki; hiç bir aile yuvasının eften, püften nedenlerle parçalanmaması, yok olmamasıdır. Değerli kadınlara, sevgili annelere bu öyküyü armağan ediyorum. Ve diliyorum ki; herkesin bir maddi olmasa bile manevi bir yaşam ağacı olsun. Sürekli canlı dursun ki hiç ama hiç kurumasın.

Not: “İnsanı ayakta tutan; İskelet ve kas sistemi değil; inançları, prensipleridir.” diyor. (Einstein)

“Cahil insan davul gibidir, sesi, içi boştur. (Mevlana) “Doğruluk minarede kalmış ama onun da içi eğri denmiştir. “ (Atasözü)

“Batan güneş için ağlanmaz. Mutlaka yeniden doğacaktır.” (Atasözü)

15.05.2017   Saat 22:15

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin