“Türk Ekonomisi Bu Tür Oyunlara Boyun Eğmeyecektir”

0
47

             “Türk Ekonomisi Bu Tür Oyunlara                     Boyun Eğmeyecektir”

Merzifon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dursun Dağdelen, “Mesele Osmanlının torunlarına Türklere ve Türk devletine haince pusu kurulup yok etme meselesidir amaçları bu inanın ki! Zarrap işin hikayesidir şimdi ayağımıza pranga vurmaya çalışıyorlar asil Türk milleti bunlara boyun eğmeyecektir inşallah.”dedi.

Dağdelen, dünya ticaretinin 2017’de biraz daha toparlanarak, yıl sonu itibarıyla miktar bazında yüzde 3,6 düzeyinde artmasının öngörüldüğüne işaret ederek, 2018’de ise küresel ticarette yüzde 3,2 oranında artış beklendiğini belirtti.

Dünya konjonktüründe son 15 yılda yaşanan zor sürece rağmen, ülke ekonomisinin bu dönemde çok daha olgun ve sağlam hale geldiğine değinen Dağdelen, “Küresel gelişmelerin yanı sıra, ülkemizde yaşanan 15 Temmuz hain işgal girişimine rağmen ekonomimiz 2016 yılında yüzde 3,2 büyüdü. 2017’de de büyümemiz güçlenerek devam ediyor. 2017’nin ilk çeyreğinde yüzde 5,2 gibi yüksek bir oranda büyüyen ekonomimiz ikinci çeyrekte yüzde 5,1 büyümüş ve AB üyeleri arasında en hızla büyüyen 5. ülke olmuştur.” diye konuştu.

Dağdelen, yılın geri kalanı için öncü veriler değerlendirildiğinde, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyeceğinin öngörüldüğünü aktararak, “Dördüncü çeyrekte büyümemiz bir miktar hız kaybetse de yıl genelinde ekonomimizin yüzde 6’nın üzerinde güçlü bir büyüme yakalayacağını düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

Dağdelen, sözlerini şöyle sürdürdü: “IMF 2017 yılında 3 defa revize tahminde bulunarak, üçüncü revizesinde büyüme beklentimizi 2,6 puan yukarı çekti ve yüzde 5,1 olarak açıkladı. Eminiz yıl sonunda bu da tutmayacak.Dünya Bankası da ülkemizin 2017 yılı büyüme tahminini 0,4 puan yukarı çekerek yüzde 4’e yükseltti. Ayrıca Dünya Bankası, 2017 yılı 3. çeyrek büyüme verisinin açıklanmasının ardından tahminlerini yüzde 5 düzeyine revize edeceklerini açıkladı. Rahatlıkla iddia edebiliyoruz ki yıl sonu verileri açıklandığında, çoğu uluslararası kuruluşun yanıldığını, Türkiye ekonomisinin dinamiklerini yeterince dikkate almadıklarını hep birlikte göreceğiz.Finansal sistemimiz büyüyor,Bankacılık sektörü kredi hacminin GSYH’ye oranı, finansal sistemin derinleşmesine bağlı olarak artmaya devam ediyor.Sektörün yıllık bazda kredi büyüme hızı eylül ayı itibari ile %23,9 olmuştur.Kredi Garanti Fonu etkinleşmesiyle beraber kredi genişlemesi yılın ilk 9 ayında bir miktar ivmelendi.KGF aracılığıyla kullandırılan krediler çoğunlukla KOBİ’ler tarafından kullanılarak ihracat, istihdam,yatırım ve döviz kazandırıcı yurt içi üretken sektöre yöneldi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ekonomi ve finans piyasalarında gündem yaratan birçok gelişme yaşandı. Piyasaların kısa vadede darbe girişimine verdiği şok tepkiyi bir kenara bırakırsak uzun vadede Türkiye ekonomisinin bir yıl içerisinde toparlandığı görülüyor. Sadece 2016’nın üçüncü çeyreğinde daralmanın yaşandığı görülürken son iki çeyrektir ekonomi beklenenin üzerinde bir büyüme kaydediyor.”

Dağdelen, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2016’nın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.3’lük bir daralma yaşansa da tüm yıl boyunca büyüme yüzde 2.9 oldu. Türkiye ekonomisi 2017 yılının birinci çeyreğinde ise 1 önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 büyüyerek beklentilerin üzerinde bir performans kaydetti. Şubat ayı sonunda 3.56’lara kadar çekilen dolar/TL kuru, haziran başına kadar 3.55-3.75 bandında kaldı. Fed’in haziran ayı faiz kararını açıklayacağı gün, dolar, aralık ayından bu yana Türk Lirası karşısındaki en düşük seviyesine geldi ve 3.50’nin altına indi.

Doların hareketlerine paralel olarak euro ise şubat ayında 3.76 seviyelerine kadar düştü. 22 Şubat’ta görülen 3.76’lı seviyeler euro için 4 Ocak’tan bu yana görülen en düşük seviye oldu.

Euro/TL, mart ayı ile birlikte gördüğü 3.90’lı seviyeleri haziran ayının son günlerine kadar taşıdı ve 4 liranın altında kalmayı başardı.

Katar krizi ve Avrupa Parlamentosu kararı kurları etkiledi. Merkez bankalarının kararları ve dünya piyasaları için olumlu gelen ekonomik göstergelerin desteği ile ilkbahar aylarından itibaren küresel piyasalarda oluşan iyimser Katar krizinden bir miktar yara aldı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar’a karşı üst üste gelen açıklamalar piyasaları tedirgin edince, özellikle gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşturmaya başladı. Şimdi de ülkemiz üzerinde de oyunlar oynama ya başlıyorlar.” diye belirtti.

Kaynak-Haber: Hülya Karpuzcu

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin