KENTSEL DEĞERLERİN YOZLAŞMASI

0
96

KENTSEL DEĞERLERİN YOZLAŞMASI

Genelde tüm Türkiye’de olan bu sorunu biz Merzifon özelinde irdelemek istiyoruz. Değerli okurlar… Türkiye’deki gelişmekte olan Anadolu kentlerinin sosyo ekonomik ve sosyo kültürel konusunda ayrıntılı bir bilgi var mı bu konu bilim adamlarınca incelenmiş midir bilmiyorum. Olduğunu da sanmıyorum. Bu konuda kaynak çok az olsa gerek. Ancak bizim bu konuyu ele almamızı irdelememizi de engellemez. Çünkü işin içindeyiz, tüm ayrıntıları ile yaşıyoruz. Elbette ben bir kent bilimcisi değilim. Amma çevrem de olup bitenleri de bir gözlemci sıfatımla inceleyerek sonuçlara ulaşıyorum. Türkiye’de genelde yaşama ve değer yargılarının, yaşama stillerinin, metropollerde üretildiğini, herkes bilir.

Örneğin sosyal yaşamda, moda alanında, toplumsal yaşam konusunda metropollerde üretilen değer yargıları ve sitiller yazılı ve görsel medya aracılığı ile tüm Anadolu’ya özellikle gelişmekte olan kentlere yayılır. Ne yazık ki, böyle üretilen değer yargıları, büyük ölçüde HAVAL (havalı görünmek) insanlar yetiştiriyor. Bu da Anadolu’daki kentlerin kültürünü yozlaştırıyor, değer yargılarını köreltiyor ya da en azından törpülüyor.  Elbette bu konuda suçlu sadece televizyon ve medya değil. Siyasi partiler, sendika, dernekler, toplum mühendislerinin de çorbada tuzu olduğunu söylemek gerçekçi bir saptama olur kanısındayım. Sevgili okurlar, Merzifon yolları ile binaları sokakları ile; sanayisi ve iş sahaları ile. O nedenle de çevreden devamlı göç almakta. Bu durum Merzifon için olumlu, avunulacak bir durum gibi gözükse de;  sosyal yaşam kültürel yapı bakımından yozlaşmayı da beraberinde getiriyor. Örneğin: Dışarıdan köyden yıllar önce göç ederek Merzifon’a yerleşen birçok kenttaşımız, hala şehir yaşam biçimine alışamamış, hala köydeki yaşam davranış biçimi ile burada yaşıyor olması, sosyal açıdan yozlaşmaya zemin hazırlıyor. Kent değerlerini yozlaştırıyor. Toplu taşıma araçlarına binmeden başlayın oradaki konuşmalara varıncaya kadar…  Kadın minibüste telefonu açıyor, evdeki kızına: akşama gelecek misafire hazırlanacak yemekleri anlatıyor, liste veriyor(bağıra, bağıra) kendisi zaten eve gittiği halde… Bir köylü erkek, ceketi omuzuna atıyor(giymeden) öyle dolaşabiliyor, sanki köy ağası tavrı ile… Yine camide giydiği takkesini camiden çıkınca çıkarma gereği bile duymadan çarşıda öyle gezebiliyor. Abdest almak için pantolonunu sıvamış hali ile hem camiye giriyor, çıkınca da öyle gezebiliyor. Minibüste yaşlı bir insanın yanına oturmak isteriniz.(iki kişilik yer olmasına karşın) Sanki onun tek başına yeriymiş gibi kıçını bile oynatmıyor, siz onun yanına sığıntı gibi eğreti olarak oturmak zorunda kalıyorsunuz. Hareketlerinizden bile anlamıyor, sonunda şoför aynadan görerek ikaz etmek zorunda kalıyor. Tüm bunları, kente göç edenleri küçük gördüğüm veya onları kınadığım için yazmıyorum. Asla… Çünkü hepimiz köylüyüz. Köyden geldik. Amma köylülük ruhunu hala terk edememiş olanları ya da terk etmek istemeyenleri uyarmak için anlatıyorum. Park ve bahçelerdeki elektrikler, cadde kenarlarındaki o güzelim elektrik direkleri sık sık kırılıyor. Parkta oturacak yerlerin tahtaları sökülüyor, kırılıyor, güzelim çeşme(pınar) lerin tüm muslukları sökülüyor. Cadde kenarındaki sokak başlarındaki çöp(yuvarlak ayaklı) kutuları, ya yerinden sökülüp atılıyor, ya da dibinden sökülerek kırılıyor. İnanın dostlar, onları gördükçe içim acıyor, üzülüyorum. Kim, niçin yapar bunları? Düşünmez mi, onun parası, senin, benim, amcanın, teyzenin parası ile yapılıyor. Günah, yazık değil mi? Tüm bunlar bir kentin, kentleşmenin alın yazısı mıdır acaba…? Bu tip kişiler, hala köylülük ruhunu yenememiş, toplumsal yaşama alışamamış bencil-zavallı insanlardır. Kentsel değerlerin yozlaştırılması, değerlerden yoksunlaştırılması işte böyle oluyor.  Bu sadece cehalet ve eğitimsizlikle anlatılamayacak kadar sosyo, poliklinik bir olaydır.  Sosyologlar, toplum bilimcilerin incelenmesine sunulur. Bizim elimizden hiçbir şey gelmiyor. Hasta ruhlu insanları Allah ıslah etsin…

Muharrem ÖZBİLEN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin