ESİNTİLER

0
42

 ESİNTİLER

 

Sevgili Okurlar… Bu gün sizlere okuduklarımdan beğenip not aldıklarımı yazarak; biraz olsun günün can sıkıcı, stres yaratıcı durumlarından uzaklaştırmak istiyorum.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u feth ettikten sonra, Bizans’ın ünlü bir kahininin zindanda olduğunu öğrenir.Kahini huzura çağırır sorar: -Seni niye zindana kapattılar ?

-Kahin, Konstantin’in geleceği öğrenmek için kendisini çağırdığını belirterek “sonumuz ne olacak diye sorduğunu söyler, Bizans yıkılacak, Türklerin eline geçecek” demesi üzerine kendisini zindana attırdığını söyler.

-Fatih; “Bizansın sonunu görmüşsün, peki bizim geleceğimiz ne olacak” diye sorar.  Kahin sizin sonunuz da Bizans’a benzeyecek der. Fatih’in nasıl olur, Anadolu’da birliği sağladık, Balkanlar elimize geçti, Akıncılarımız Avrupa ortasında at oynatıyor.”  İtirazı üzerine  kahin, “Yabancılar sizi parça parça koparacaklar, ülkeye yerleşecek, yerleşiyorlar.Yerleşim yerlerine bayraklarını bile dikiyorlar.Gerçekten de Osmanlı İmparatorluğu parça parça Sevr antlaşması ile bölündü.Atatürk, silah arkadaşları ve Türk Halkı ile birlikte bu süreçten kurtuldu, kurtarıldı. Bir zamanlar padişahın biri attan düşmüş, boyun kemikleri birbirine geçmiş, kafası fil gibi gövdesine gömülmüş, başını sağa-sola çeviremez olmuş.Ülkede tüm hekimler çaresiz kalmışlar bu durum karşısında.

Deniz ötesinden biri gelmiş, padişahı iyileştirmiş.Padişah iyileştikten sonra hekimin yüzüne bile bakmamış.Hekim çok üzülmüş, saraydan ayrılırken;” Keşke iyileştirmeseydim, yüzünü benden çevirmezdi demiş.Bizde ona; “iyilik yap denize at”, diyelim.

Birisi yolda yürüyen bilgenin ensesine bir tokat atmış, bilge dönüp bakmış, tokatı atan adam utanmış.  –“Seni kafir sanmıştım”. Bilge gömleğini çıkarıp kendisine tokat atan adamı bağışlayınca, -Herif; “Bana armağan değil, af gerekir”… Bilge Sana ne kadar teşekkür etsem azdır.Çünkü senin zannettiğin kişi çıkmadım der…  Şeyh Sadi diyor ki: “Aynaya  karşı  iç çekip ah dersen, ayna bulanır, iyi göstermez olur.    Her gece başkasının sofrasında mum olana pervane olma…! Yerden güller bitmesine şaşma… Düşünki bu toprağa nice Gülendamlılar gömülmüştür.

Bahçıvan “ Ah bu yıl hurma meyve tutacak mı ? diye titrer. Kafasız, buğday ekmeden, harman yığmak kuruntusunu taşır. “ Öyleyse buğday ek ! Softa ekersen yobaz çıkar.

Çıkarların çıkmazında beklenirken; her sarıklıyı hoca sanıp imam nihakıyla yatağa girersen, yalnız ayakların değil, zamirin de yorgandan dışarı çıkar…

1997 tarihli ilhan Selçuk Yazısından

  “KUTLU YAŞAM”

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana, sade bir kurdeleyle süslenmiş…Çöz kurdeleyi, yavaşça kutunun kapağını…Kocaman bir fırça ve bin renk koydum kutuya. Bir cennet resmi yapıp içine gir diye. Gülümsemenin sıcaklığını da sığdırdım ruhlarımız aç kalmasın diye…

Lütfen kabul et…!

 

                                                                                                      Muharrem ÖZBİLEN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin