ÇOK DEĞERLİ BAŞKAN YARDIMCISI…!

0
41

ÇOK DEĞERLİ BAŞKAN YARDIMCISI…!

Sevgili Okurlar… Sanırım birkaç ay önce Meydandaki havuzda dans eden şelaleler, kentin çeşitli yerlerindeki diktörtgen çeşmeler, Medrese parkına bitişik kapalı olan Medrese vs konularda bir yazı yazmış buraların kentin güzelliğine, şenliğine katkı sağlayacağını, aslında Medrse’nin bir turizm yeri olarak Merzifon Halkının öz malı olduğunu, oraların özel sektörden (Kuran Kursu olarak kullanılmakta) alınarak turizm amaçlı kullanılması gerektiğini belirtmiştim.

Uzun biraradan sonra yerel gazetelerde yanıt niteliğinde demeci çıkmıştır. Çok değerli, öğrencim. Saygı sınırları içerisinde kişiliği gereği beni incitmeden bilgi sunmuş Kendisine köşemden teşekkür ediyorum. Önce Medrese’den başlayalım. Vakıflara ait olan bu mekan belediye başkanı Mehmet Kadri Aydınlı zamanında yeterince sahiplenmediği için şimdiki kiracıları olan yediyaş üzerindeki çocuklara Kuran Kursu olarak kiralanmış. Oysa onların arka sokakta kocaman binaları var. Giden valide uygun görerek onaylamış. Böylece, Merzifon turizmine hizmet edecek tarihi bir mekan kaybedilmiş oldu.

Alp Kargı yönetimi (kendilerinin ifadesiyle) bazı girişimlerde bulunmuş ise de ne yazık ki, sonuç alınamamış Burada en büyük vebal önce Amasya Vakıflar Müdürlüğünün sonra da Vakıflar Genel Müdürlüğündür Neden; Seksen bin Nüfuslu Merzifon’a rağmen orayı halkın kullanımdan alıp birilerine peşkeş çekmek, toplumsal vicdanı incitir.

Merzifon’un ve Merzifon Halkının  özbe öz malı Medrese yeniden Merzifon halkına verilmelidir. Yani Merzifon halkı adına, Merzifon Belediyesine verilmelidir, yetmiş, seksen bin insanın isteği dışında oldu bittiye getirilerek hiçbir kişiye kuruma verilemez.

Çok değerli Valimizin bu haksızlığın varlığından haberi olmadığını sanıyorum. Yoksa Vakıflar Müdürlüğünün koca bir halkın HAK gasbına izin vermeyeceğine kesinlikle inanamıyorum.  Bazen turlar geliyor. (Biz parkta oturduğumuz için görüyoruz) Medresenin içini görüp gezmek istiyorlar, karşılarına Koskocaman yeşil iki ahşap kapalı kapı çıkıyor.

Sağa, sola bakıp sanki bir imdat ararcasına, bu nasıl iş dercesine; iki kolunu yana sarkıtıp hüzünleniyorlar. Onun için vebali vardır. O eserlerle onur duyan nice bilinçli insanlar hüzünleniyor, içindeki vicdanın çığlıklarını arşı alaya yükseltiyor. Çünkü düzelmek için gücü yetmiyor, gücü yetenlerde seslerini çıkarmıyorlar. Doğruyu bildikleri halde doğruyu söylemedikleri içinde, DİLSİZ ŞEYTAN’dırlar… Gasbın vebali, çok büyük efendiler…!

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin