BİR GARİP NEYZEN…!

0
42

BİR  GARİP  NEYZEN…!

HİCİV: Edebiyatta ve sanatta bir edebiyat türü; Bir kişi, olay ya da, durumun iğneleyici sözlerle, dolaylı ifadelerle eleştirilmesi, diye tanımlanmış Türkçe-Osmanlıca sözlükte. Divan Edebiyatında “HİCİV”. Halk Edebiyatında;  “TAŞLAMA”. Yeni Edebiyatımızda, “YERGİ” olarak adlandırılmıştır. Eleştirici şiirlerle ünlü şairler; Divan Edebiyatında; Bağdatlı Ruhi öne çıkan isimler arasında parlak eserler vermiştir. Diğer hiciv şairleri Nef-i, Neyzen’dir. Biz bugün sizlere Neyzen’den söz edeceğiz. Sevgili okurlar… İnsanlar vardır, bu dünyada sesiz sedasız yaşar. İnsanlar vardır bağırıp çağırıp, sövüp sayar, Ömrünü tamamlar bu dünyadan göçer, gider. Neyzen Tevfik ise bu bağırıp çağıranlardan biri. Neyzen; yaşarken değerini pek bilmediğimiz Doğrucu Davutlardan biridir.

Toplum onu duyup duyumsadıkça, o da sözüne sevgi katıp kendi doğrularını haykırıp durmuştur. Toplum onun söylediklerini tepkilerini anlamamış, sadece onu kaybedişini, göz yaşlarıyla uğurlamış bir garip şairdir Neyzen. Yaşadığı döneme hicivleriyle damga vurmuş bir garip kişidir Neyzen. Şiirleri dilden dile dolaşıyor. Bizde bugün onun şiirlerinden seçtiklerimizi sizlerle paylaşacağız. Neyzen’in kitabı olan “Azab-ı Mukaddes” adlı kitaptan örnekler sunacağız. “Türk’ü yine o türkü sazlar da tel değişti. Yumruk yine o yumruk bir varsa el değişti. Ülke sermest-i cehalet” (ülke cahillikten sarhoş olmuş vaziyette)“Oyunu verdiği şahsın huyunu, soyunu bilmezse kendi kendisinin düşmanını seçmektir. Seçimlerin galibi sadece namus, fazilet ve ahlak sahibi politikacılardır. Neyzene göre kötüye yer yoktur politikada. Ve şöyle haykırmaktadır. “Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler. Kimi, hırsız, kimi alçak, kimi deyyus dediler…” Künyeni almak için partiye ettim telefon. Bizdeki kayda göre o şimdi “mebus” dediler…! Milletin geleceğinin ne kadar parlak olduğunu çoktan fark etmiştir. Neyzen o, zamanın koşullarında korkusuz ve özgürce hicvetmiştir tüm yanlışları, adaletsizlikleri. Ama yönetenlerin hiçbir zaman hışmına uğramamıştır. Buda onun için ayrı bir şans olsa gerek diye düşünüyorum.Allah’tan, Neyzen Tevfik’e rahmet etmesini niyaz ederken, bağışlanmasını diliyorum. Bağışlaması çok olan Yüce Rabbil aleminden. Sevgili okurlar. Neyzen koca bir deniz. Biz bu denizde kulaç atacak kadar güçlü, bilgili değiliz. Biz sadece bir farkındalık göstererek algılama düşün gücüne yöneldik. Sağlıkla kalınız. Hiciv bu, kimse alınmasın efendim…!

VATANIMIN TOPRAĞI

Atatürk’ten bir anı; Atatürk’ün davetlisi olarak ülkemizi ziyaret etmekte olan İngiltere kralı 8. Edvard’ı akşam yemeği için, Dolmabahçe sarayının rıhtımında beklemektedir. Saraycıklarında demirli olan yattan motorla gelmekte olan kral Edvard’ın rıhtıma çıkmasına yardım etmek için elini uzatır. Ancak o sırada denizin çarpmasından olacak, motor sallanınca kral hafifçe tökezler, eli kirli rıhtıma değer. İngiltere kralı Edvard el sıkmasından önce Atatürk’ün eli kirlenmesin diye cebinden çıkardığı mendille elini silmeye çalışır. Atatürk hemen atılıp hayır, hayır majesteleri der. “Vatanın, toprağı benim elimi asla kirletmez…!” Günün Sözü: “Adalet isteyen hep güçsüz kişilerdir.” Fadime ile temel boşanmaya karar veriyorlar. Çocukları yarı yarıya paylaşmak istiyorlar. Ancak yedi ikiye bölünemeyeceği için vaz geçiyorlar. Temel bir tane daha yapalım öğle ayrılalım diyor. Dokuz ay sonra Fadime ikiz bebek doğuruyor. Sonuç mu her halde devama karar vermiş olsalar gerek…! “ Barışı korumak istiyorsan; hem güçlü hem de savaşa hazır olacaksınız”

Muharrem ÖZBİLEN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin