BEKTAŞİ ORUÇ BAYRAM

0
46

BEKTAŞİ ORUÇ BAYRAM

Değerli Okurlarım…!  Gazeteci Yazar Rahmetli Hasan Pulur Hocamızın küçük bir eserini okuyorum. Yukarıdaki başlık altında topladığı bir metni sizlerle paylaşarak, biraz gülümsemek, bir düşünmek istedim. Yaşamın getirdiği birçok olumsuzluklar, tedirginlikler giderek ruhlardaki kötümser duyguları çoğaltırken sanki ruhumuzu sınırlamaya sarılmışlığa sürüklüyor. Kıpırdadıkça sanki kendimizi örümcek ağı örülmüşlük içinde kıvranıyormuş gibi hissettiğimiz oluyor. İşte bu zamanda mutlaka bir kitap okuyarak, bir fikirdaş edinme gereği duyuyor insan. Neyse öze dönelim.

Geçen Ramazan Bayramında Oruçla; dilber arasında zorlanan Bektaşi’ye sormuşlar: “Çıksa bir dilber-i ahu ve zaman savm-u salat söyle efdal. Savma Salat, yoksa ol rüy-u talat” Yani diyorlar ki; Oruçluyken, karşına ahu gibi bir dilber çıksa: Orucu mu tercih edersin yoksa rüya gibi güzelimi ? Fırsatı kaybetme zınhar sur sefasın dilberin orucun kazası var amma yok kazası dilberin.

Bektaşi’ye sormuşlar: Ramazan kaç gündür ? “Oruç tutanlara göre altmış, tutmayanlara göre otuz gündür” Ramazan da bazı camilerde teravih namazı aralarında müezzinler salatü selam getirdikleri gibi kasidelerde okurlar. “Münafıklar bu ayın çıkmasını isterler” dizesini söylerken, Bektaşi yanında oturanın kulağına fısıldar: “Evlat sizinkiler de ister ama seslerini çıkaramazlar.”

-Bektaşiye sormuşlar; Erenler nasıl Ramazan sana dokundu mu ? Bektaşi boynunu bükmüş: Mübareğe bir şey yapmadım ki, o da bana dokunsun…!

-Bektaşiye sormuşlar; Ramazan geldi gitti. Acaba memnun edebildin mi  ? Bu kinayenin altında kalır mı ? Bektaşi: Hiç memnun olmasa her yıl ongün önce gelir mi ?

-Bektaşi Ramazandan bir ay önce evlenmiş, kadın bakmış kocası oruç tutmuyor ama sahuru hiç kaçırmıyormuş. Efendi, namaz kılmıyor, oruç tutmuyorsun ama bakıyorum sahuru hiç kaçırmıyorsun? Bektaşi başını sallamış: Be hatun oruç tutmak farzdır. Bi türlü yerine getiremiyorum. Bir de mübarek sünnetti de terk edeyim günahım daha mı ? Çoğalsın.

Eski devirlerde, oruç yiyen Bektaşi yakalanmış kadıya götürmüşler; kadı sormuş: Niye oruç yiyorsun ?            “ Bektaşi ben seferiyim…!  Bektaşi’yi mahkemeye getirenler hemen atılmışlar lafa “Kırk senedir burada oturuyor. Ne seferisi ?” Bektaşi adamlara kızgın kızgın bakmış dünyada kaç gün oturacağıma  dair dair bir senet mi var. ? ” Ahiret yolcusuyum…!

-Mahalle kahvesinde softanın biri ahkam kesiyormuş. “

“ Şu mübarek Ramazana doyamadık. Keşke yılda iki kere gelse. Bektaşi laf atmış: “ İnanmam…!  ve Lafın sonunu getirmiş. Ramazanı çok sevdiniz bitti gitti diye bayram yapmadınız mı ?

-Ramazan birkaç gün kala, mahalle imamı fetvayı vermiş: “ Ay görülmeyince Ramazan başlamaz.” Bunu duyan Bektaşi evin bütün penceresini sıkı sıkıya kapatmış, kendisi de hava kararır kararmaz gök yüzüne hiç bakmadan yere bakarak yürüyormuş. Niye oruç tutmuyorsun diye soracak olurlarsa; ayı görmedim diyecek. Bir gece yine başı yerde yürürken, önündeki su birikintisinde ayı görmüş; anladık, anladık gözüme girmene gerek yok.” Soranlara ben yine; görmedim derim.”

-Ramazan başında Bektaşiye sormuşlar: Oruç tutacak mısınız ?  Bektaşi başını sallamış” Hele Bayrama kadar düşüneyim” daha zaman var demiş ?

Muharrem Özbilen

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin