ATATÜRK’Ü ANLAMAK – III

0
42

Değerli Okurlarım… ! Bu konuda bu üçüncü yazım.

Sevgili Okurlar…! Atatürk’ü anlamak demek, onun devrim ve ilkelerini anlamak demektir. Devrim ve İlkelerini anlamak, Cumhuriyeti anlamak, onu sevmek üstünlemek demektir.

Cumhuriyeti anlamak; Demokrasiyi, özgürlük adalet, İnsan Haklarını anlamaktır. Atatürk’ü anlanmak, Laiklik, etnik bireyselliği anlamak ona saygı duymak demektir. Atatürk bir HIZ-dır. Bu hızı algılayıp ona koşmak demektir. Çünkü Atatürk; Fikri durağan değil, dinamizimdir. Atatürk devrimlerinin çağı geçti, çağa uymuyor diyerek onu kötülemek itibarsızlaştırmak hepten Atatürk’ü anlamamaktır.

Oysa; Atanın fikirleri her çağ ve durum için mutlak yol gösterici, çağcıl bir kavrayıştır. Bunu algılamak için Atatürk’ü okumak her durum ve koşulda; yeniden yorumlayabilmektir.

Sevgili dostlar.. Atatürk gibi milletini, vatanını seven dünyada çok az Lider vardır. O tüm konuşmalarında, Türk milleti diye söze başlar. Türk’ü yüceltir. Bir çok anılarında, özlü sözlerinde bunu görebilirsiniz. Hiçbir zaman Haktan kendini üstün tutmamış, tutanları da yanında barındırmamıştır. 

Bir gün trende giderken, kondüktör haberi olmadan Ata’nın bulunduğu kompartımana  girer. Bilet kesecektir. Fakat bilet kesmeden çıkmak ister. Atatürk, biletçiye: “ Vazifeni yap bu efendilere. Niçin bilet kesmiyorsun der. Oturanlar efendim biz milletvekilliyiz diye açıklama yaparlar.

Atatürk hayretle; Bu imtiyazı hiç beğendim der. Oturanlara sorar. Halkçılık nerde diye. Bir gün Yugoslavya kralı Atatürk’e “Biz Türkleri çok sevdiğimiz için Anadolu seferine çıkmadık diye övünecek olurlar. Atatürk derhal lafı yapıştırır. Evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz Haşmetmeap dedikten sonra, büyük geçmiş olsun” der. Bir toplantıda Atatürk’e övgü yağdıran bazı insanlara karşı: “ Eğer bende bazı fevkadelikler görüyor ve buluyorsanız, bunları sadece ve yalnız Türk olma, Türklüğüme bağlayınız ve bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarım bile”…Biz bu kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilebet payidar kalacaktır.” Böylece devrimlere olan inancını dile getirmiştir. Atatürk din konusunda da: “Din lüzumlu bir mesesedir. Dinsiz bir milletin yaşamasına imkan yoktur.” Türk Milleti daha dindar olmalı. Yani bütün sadeliği ve  doğruluğu ile dindar olmalı” İslam dini diğer bütün dinlerden üstündür. Dinsiz adam boş bir eve benzer.” Üzüntü verir. Mihrabı cehlin elinden alıp ehlinin eline vermek zamanıdır. Yerli malı kullanma konusu: Benimde yerli malı kullanmam gerekir, bir önder olarak. “Türk köylüsü efendi yerine konulmadıkça, o makama getirilmedikçe millet yükselmez.” Kral Edvard İstanbul’a gelir. Bir motora binerek Atatürk’ü görmek için Dolmabahçe sarayına yanaşır. Motordan inerken motor dalgalarla sallanır. Kral yalpa yapar eli toprağa değer.

Tam o sıra Atatürk elini uzatır krala. Kral biraz mahcup elini mendile silmek ister. Ancak Atatürk; tekrar elini uzatır. Majesteleri yurdunun toprağı temizdir. O elinizi kirletmez diyerek rıhtıma çıkarır. Büyük Lider Atatürk büyük bir irade gücüne sahiptir. Eğlenmesini de çalışmasını da çok iyi bilirdi. Sanatı ve Sanatçıları çok severdi. Çok hastalığı sırasında: Yurt dışından doktor getirilmesine izin vermemiş. Ortada da Hatay sorunu var. Hastalığım duyulmasın demiştir. 

Sevgili okurum. Atatürk’ü anlamak için öyle uzun uzun kitaplar ciltlerle kitap okumaya gerek yok. Atanın Türk Gençliğine Hitabesini, Bursa Nutkunu bile okuyarak onun ne yüce bir insan olduğunu görür anlayabilirsiniz. Atatürk gerçekten bir HIZ-dır. Onu koşmadan yakalayamazsınız. 

Dostlarım Atatürk bir Derya-Deniz, biz ondan sizlere birkaç damla olarak sunduk. Her Türkün onu mutlaka okuması anlamaya çalışması gereği vardır. Onu kötüleyenleri, itibarsızlaştırmak isteyen bedbahtları, zavallıları ancak böyle tanıyabilirsiniz. Allah ondan razı olsun, mekanı cennet olsun. Amin…!

 ATATÜRKÜN LİDERLİK VASIFLARI

Merdivenlere Yunan bayrağı sermişlerdi. Atatürk,                    “ Bayrak bir ulusun şerefidir.” Ne olursa olsun bayrak yerlere serilmez.” diyerek kaldırtmıştır. Atatürk, Türkiye’nin çağdaş bir devlet olarak yaşamasına inanmış bir Liderdir. O nedenle batılılaşma kavramını ön plana çıkarmıştı. Atatürk’ün bir özelliği de hızlı hareket etmesi kararlı davranmasıydı. “ Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum.” Diyebilmesi bile onun nasıl bir Lider olduğunu gösterir. Atatürk uzak görüşlü hedefleri peşinde bir Lider.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi liderliği şahsında insanları bir araya toplama Liderlik yeteneğidir. Örneğin M. Akif Ersoy, Yakup Kadri, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif Mehmet Efe Pandikyan, Topal Osman, İpsiz Recep, Mehmet Hulusu v.s. Atatürk kendinden önce yetişen Liderleri çok iyi incelemiştir. Kısaca Atatürk Yorgun, çoğu çürümüş bir imparatorluğun yıkıntılarından yep yeni bir devlet kurma başarısı göstermiş  eşsiz bir liderdir. Atatürk Türk Milletinin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı. Sunday  Times gazetesi böyle yazmıştı. 

Sevgili Okurlar şimdide Lider Atatürk’ü kendi özlü sözleriyle tanıyalım.

1-“Bütün ümidim gençliktedir.”

2- “Ey yükselen yeni nesil istikbal sizsinizCumhuriyeti biz kurdukonu yükseltecek sürdürecek sizlersiziniz.”

3-“ Ulus için el birliği ile çalışınız. Ulus için çalışmanın en yükseği budur.”

Dostlarım dünya liderimizin daha yüzlerce yol gösterici, yönlendirici sözleri vardır. Biz şimdilik bununla yetinelim. Atatürk bir hızdır. Ona koşalım. Onu anlayalım. Ne Mutlu Türküm Diyene…!

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin