ATATÜRK VE İSLAMİYET-II

0
35

  Sevgili okurlar…Bu başlıkla birinci yazımda anlatmaya çalıştığım; Atatürk ve İslamiyet konusuna devam ediyorum.

Ne demişti Atatürk:” Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. İslam Dini, şuura aykırı, ilerlemeye engel bir şey itiva etmiyor.

Halbuki Türkiye’ye egemenliğini veren bu. Asya milletinin içinde; daha karışık yapmacık, batıl inançlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller, bu acizler sırası gelince; aydınlanacaklardır…

 Onlar bu aydınlığı görmezlerse, kendilerini mahva mahkum etmişlerdir demektir.Onları da kurtaracağız…!

 Hangi şey ki; akla, mantığa, toplum yararına uygundur, biliniz ki, DİNİMİZE de uygundur.

 Bizi yanlış yola sevk eden soytarılar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir.

 Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz. Görürsünüz ki; milleti mahveden, esir eden, harab eden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülüklerden gelmiştir.

 

ATATÜRK DİNİ EĞİTİME

ÖNEM VERMİŞTİR…

 Bizde ruhbanlık sistemi yoktur. Hepimiz eşitiz. Dinimizin buyruklarını eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her fert dinini, diyanetini imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da OKULDUR.

  Bilgili din adamları yetiştirmek, dinimizin gerçek felsefesini, tetkik, bilimsel ve fenni telkin kudretine sahip olacak, güzide ve gerçek din adamları yetiştirmek amaç olmalıdır.

 

LAİKLİK İLKESİ VE İSLAM:

 Laiklik ilkesi. Milli ve İçtimai hayata ferdin dinsiz, şu veya bu itikat sistemine mensup oluşu, milli ve ictimai vazifesi bakımından; ne bir kusur, ne de bir fazilet sayılamaz.

Türkiye’de dinin dünya işlerinden ayrı tutulduğu, Laikliğin ilan olduğu andan itibaren hiç kimse, hiçbir ibadete icbar edilemez. Hiç kimse vicdanı ile kabul ettiği ibadetten men olunamaz.

 Yüce Lider Laiklik ilkesini hiçbir şeye gerek duyulmayacak biçimde açık ve seçik olarak böyle açıklamış, Tarihin altın sayfalarına böyle not ettirmiştir.

 Devamla: Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Bizde dine saygı gösteririz. Düşünüşe, düşünceye karşı değiliz…                                                              

 Biz sadece din işlerini devlet millet işleri ile karıştırmamaya çalışıyoruz. Kaste ve eyleme dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Türkiye Cumhuriyetinde her kişi (ergin) dinini seçmekte hür olduğu gibi, bir dinin töreni de serbesttir.

  Yani ayın, ibadet hürriyetine dokunulamaz.Tabiatıyla ayinler, ibadetler, asayiş ve genel ahlak kurallarına karşıt olamaz. Politik nümayiş şeklinde yapılamaz. Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allaha istediği gibi ibadet eder.

Hiç kimseye dini fikirlerinden dolayı hiçbir şey yapılamaz. Türkiye cumhuriyetinin resmi dini YOKTURRRR…!

 Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu yüce Atatürk’ün, din ve İslam dini konularındaki düşüncelerini siz değerli okurlarıma kısaca özetleyerek sunmuş oluyorum.

 Bize düşen görev Atatürk’ün de yaptığı İslamı savunmak ve yüce Allah’ın dinini hurafe (batıl inançlardan) lerden arındırarak insanlara öğretmek olmalıdır diye düşünüyorum. Allah yüce Atatürk ve silah arkadaşlarından razı olsun.Mekanları cennet olsun.

                                                                         AMİN…!

 

 

PAYLAŞ
Önceki HaberYASAĞI TAKAN YOK
Sonraki HaberSOKAKLAR PARKELENİYOR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı buraya girin